Sayın ziyaretçilerimiz,sitemizden en iyi verimi alabilmek için GOOGLE CHROME veya MOZİLLA FİREFOX kullanmanızı tavsiye ediyoruz...

Doğru Meslek Seçimi Nasıl Yapılmalı?

Çocuklarımız,bizlerin her şeyi ve geleceğimizdir. Bu yüzden herkes gibi bizlerde çocuklarımızın kendilerini başarılı kılacakları bir meslek alanı seçmelerini isteriz. Peki acaba biz bu seçimlerinde onlara ne gibi bir yardımda bulunabiliriz. Bunların üzerinde durmaya çalışacağız…
Yurt dışında veya Avrupa ülkelerinde çocuklar gerek ailelerinin fikirleri gerekse kendi fikirleri doğrultusunda geleceklerinin temelini çok küçük yaşlarda atmaya başlarlar. İstediği mesleği seçen birey o mesleğe yönelik eğitimler alır ve mezun olana kadar mesleki bilerle donatılır. Ancak ülkemizde durum malum bir okula başlarsınız bitirirsiniz sonra üniversiteye gidersiniz sonra oda biter sonrada KPSS kabusu ile yıllar geçer gider. Tabi bu genel bir tablo böyle olmayan şanslılarda mevcut...

Aile,çocuğun meslek seçiminde yanında olmalıdır. Bir mesleğe karar veren çocuk ailesinin desteğini arkasında hissetmek ister. Aile sırf çocuk seçti diye fikirlerini de saklamamalıdır. Aksi taktirde çocuğa uygun olmayan meslek seçiminde ilerleyen yıllarda aile bireyleri pişmanlık duyabilirler. Çocuk ailesinin fikrini bilmeli mesela seçtiği mesleği beğenmediyseniz şöyle bir açıklama yapabilirsiniz;

“Oğlum-Kızım bak bu meslke güzle tabi şöle güzel böle güzel ama sende şunu sevmiyorsun bu meslektede bu var bence sana daha güzel meslek seçebiliriz…” gibi…

Çocuğa önce seçtiği mesleğin olumlu yönlerini sonra da varsa onun için olumsuz yönlerini ve neden seçmemesi gerektiği detaylı ve açık şekilde anlatılmalıdır. Hatta gerek görülürse bir psikolog desteği de alınabilir. Hatta o mesleğin çalışma şartlarını görmesi açısından okullarda yapılan gezilere de katılmalarını sağlamalıyız. Hiçbir mesleğin kötü olmadığı sadece kişilerin mesleğe uygun olması gerektiğini çocuğa en şekilde aşılamalıyız.

Ülkemizde iş ile meslek birbirine karıştırıldığı bilinmektedir. Meslek ve iş birbirinden farklı kavramlardır. Yapılan tanıma göre "meslek , bir kimsenin hayatını kazanmak için yaptığı, kuralları toplumca belirlenmiş ve belli bir eğitimle kazanılan sistemli etkinlikler bütünüdür. Meslek , belli bir tür alanda etkinlikte bulunabilme gücüdür" . İş ise ; “belli bir işyerinde sürdürülen benzer etkinlikler grubudur. Uzmanlara göre bir kimsenin mesleği olabilir, ama işi olmayabilir. Bir işin olması da bireyin mesleği olduğu anlamına gelmez. Günümüz dünyasında önemli olanın kişinin meslek sahibi olması gerektiği çocuğumuza aşılanmalıdır. Geleceğin dünyası meslek sahibi olan insanlarca belirleneceği her fırsatta çocuğa söylenmelidir.

Sonuç olarak Sağlıklı bir meslek seçmek için aşmamız gereken 3 aşama vardır:

  1. Çocuğun yetenek;hangi çalışma alanının gerektirdiği görevlerin yerine getirebileceği;ilgi nasıl bir çalışma ortamında,ne gibi işler yapmaktan hoşlanılacağı ve değerlerinin;mesleki etkinliklerden beklenen yarar,farkında olmasını sağlamalıyız,
  2. Meslekler hakkında bilgi sahibi olmalarını ve ne gibi faydaları ne gibi zorlukları olduğunu çocuğa iyi anlatılmalı,
  3. Çocuğun kendi özellikleriyle mesleklerin özelliklerini karşılaştırarak istenilir yönleri fazla, istenmeyen yönleri az ve erişme olasılığı yüksek olan seçenekleri bulması ve çocuğa bunları somut olarak göstermek gerektiğini bilmeliyiz…
GündemBizim Sitesinden Alınmıştır.

Öğrencilerimiz Tatili Nasıl Geçirmeli...!!!


Okullar kapandı ve tatil maratonu başladı. Nereye gitsek,nasıl yapsak şu stresleri atsak demeye başladık. Özellikle okuyan bir bireyin olduğu evde her gün belirli bir düzen içinde yaşamak belirli bir süre sonra sıkmaktadır. Birde çocuk açısından bakarsak olaya düzenli ödev yapma,dersleri dikkatli dinleme,zamanında uyumak ve zamanında kalkmak gibi kalıp bir yaşam tarzının bittiği döneme girmek onlar açısından da çok iyi olacaktır.
Uzmanlar tatilin bu anlamda stresi azaltmak,sorumluluklardan kurtulmak ve buna bağlı olarak ruh sağlığımızı korumak için mükemmel bir yol olduğunu vurgulamaktadırlar. Bunları ele alarak tatil ciddi bir şekilde düşünmemiz hayatımıza iyi renk katmayla beraber ruh sağlığımız açısından yeniden depolanmış olacağız.Çocuğunuza Yüklenmeyin!!!
Okul bitiminde alınan karnelerin hepsi pekiyi notlarla dolu olmuyor tabi ki. Bu durumlarda aile bireyleri çocuğuna aşırı yüklenmemeli. Tatil programı hazırlarken sürekli ders çalışma değil aralarda da eğlenceye ve oyuna vakit ayrılması gerektiği unutulmamalıdır. Her ne kadar kötü bir karneyle gelmiş ise çocuk zamanla sizin davranışlarınız doğrultusunda notlarını da iyileştirme çabası içine girecektir.
En önemli konuda tatilde çocuklarınızı bilgisayarın başından kaldırın ve açık havada bulunmasını sağlayın. Zaten okul zamanı ödevler,oyun derken sanal ortama dalıyorlar. Bari tatilde uzaklaştıralım da sağlığını tehlikeye atmayalım. Farkında olmuşunuzdur oyun dünyasına dalan çocuklar belirli bir süre sonunda gerçek dünya ve sanal dünyayı birbirlerine karıştırmaktadır. Bu konuyu daha önceki yazılarımızda dile getirmiştik. (Okumak İçin TIKLAYIN) Bazen bu durum ölüme kadar gitmektedir.

İllaki Bir Yerlere mi Gitmeli?
Tabi ki hayır. Evinizde de eğlenebilirsiniz. Çocuğunuzun arkadaşlarını eve davet etmenin veya kız çocuklarının anneleri ile birlikte yemek yapmanın yada babayla balığa gitmenin çocukların üzerinde muhteşem etkileri vardır. Bu durumda iş tamamen ebeveynlere kalmaktadır. İyi bir plan ve eğlence dolu muhteşem bir tatil hem kendiniz için hem de diğer aile bireyleri için iyi terapi olacaktır.
Mümkün olduğunca doğayla iç içe mekanları tercih etmeli ve özelikle şehirden uzak olursanız kir,toz ve radyasyondan uzak durmanız sizlere iyi gelecektir. Sizlere tavsiyemiz özeli köy pansiyonlarını tercih etmeniz çocuklarınızın hayvanlarla ve doğayla daha güzel zaman geçirmesi ve ruhsal açıdan da rahatlamalarını sağlayacaktır.

GündemBizim Sitesinden alıntıdır.

Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?

Malumunuz Türk milleti olarak fazla okuma ile aramız yoktur. Bazen zaman yetmez,bazen canımız istemez,bazen de dizi keyfi daha ağır basar ama sonuçta bizler bir mazeret bulup bir türlü okumaya geçemeyiz.
Bir düşünelim ülkemizde kaç kişi en az izlediği dizi kadar kitap okumuştur!!! Nerdeyse hiç…

Kitap okumak aslında kolay ve zevkli bir alışkanlık olabilir. Bunun için kişi okumanın bir ihtiyaç olduğunu kavraması gereklidir. Nasıl ki bir yemek yemek vücudumuzun için ihtiyaçsa okumanın da beynimiz için hatta yaşamımızı biçimlendirmek için bir ihtiyaç olduğunu kavramalıyız.
Kitap okuma alışkanlığının kazanılmasında aile ve eğitim sistemimizin tartışılmaz bir yeri vardır. Çocuk yaşta aile bireylerinden görerek ve örnek alarak başlaması gereken bir ihtiyaçtır aslında. Malum yaşam şartları çevresel etkenler derken belki ailenin okumaya ayırmayı düşündüğü zaman olmuyor fakat bunun çocuğunun geleceğine nasıl etki edeceğini kavraması da gereklidir.

Çocuğunun okumasına destek olmayan aile bireyleri gerçek anlamda bir okuma alışkanlığına sahip olamaz. Ancak bilinmelidir ki çocuğa sağlanan bu destek ile gelecekteki okuma alışkanlığının temeline atmış olur. Kısaca okuma alışkanlığı kazanmada aile bireylerine çok büyük görevler düşmektedir.

Örneğin ;
Her gün kahvehaneye gideceğinize haftada bir gün sadece kütüphaneye gidin. Çocuğunuzu da yanınızda götürün ve ona kütüphaneyi,okumanın önemini canlı örneklerle anlatmaya çalışın. İnanın bunu alışkanlık halinize getirmeniz hem sizin için hem de çocuğunuz için hayatınıza mükemmel bir renk katacaktır.
Hadi bu olmadı bari sabah gazetenizi yüksek sesle çocuğa okutturun. Bir hafta deneyin ve çocuğunuza neler kattığını kendi gözlerinizle göreceksiniz. Okuması hızlandıkça ve bununla beraber kavraması da hızlanacaktır. Bir çok insan hızlı okuma kursuna gitmekte. Siz bunu sadece sabah gazetenizi çocuğunuza okutarak onu kursa göndermiş oluyorsunuz. En basit olarak sınavlarda zaman kazanmasına yardımcı oluyorsunuz.

Tabi okumak gerekli denildiği zamanda öle her önünüze gelenide okumayın ve okutmayın. Sizlerin dininize,milletinize ve en önemlisi hayatınıza bir katkısı olmayan hatta zararı olan kitaplar piyasada yığınla gezmektedir. Çocuğunuz için bilinen şairlerimizden kitaplar önerebilirsiniz. Aklınız başınızdaysa da kendi kitabınızı kendinize göre seçebilirsiniz. Ama kesinlikle çocuğunuza okutacağınız kitabı önceden siz süzmelisiniz.

Çoğu uzmana göre “okuma alışkanlığı, ancak çocukluk döneminde kazanılır” fikri hakimdir. Bence bu tamamen kişinin elinde olan bir durumdur. Unutmamak lazım ki istemek başarmanın yarısıdır.

Sonuç olarak diyebiliriz ki ebeveynin çocuğuna göstereceği ilgi ve vereceği destek çocukların bu gün ve gelecekte okuyan ve ne istediğini bilen bireyler olmasını sağlayacaktır.

GündemBizim Sitesinden Alıntıdır.

 
Tasarım By KendiSiteniKur®Tüm Haklar saklıdır.